Olayı ilk duyduğumda inanamamıştım. Anadolu’ya asker çıkarıp işgal eden bir ulusun zor günlerinde yardım etmeyi düşünmek deli olmak gerekirdi. Daha önce Kurtuluş Savaşı ile yurttan kovulan işgalci ülkeye Kurtuluş isimli gemiyle insani yardım taşınması tarihin bir cilvesi olsa gerekir. Kurtuluşun hikayesi şöyle,
İkinci dünya savaşında İtalya’nın Yunanistan’a saldırısı üzerine kısa sürede yiyecek sıkıntısı baş göstermişti. Buna birde Almanya’nın Ruslarla savaşa giderken yolu emniyete almak için Yunanistan’a savaş açıp, işgal etmişti. Askerlerini beslemek amacıyla ülkedeki bütün yiyecek depolarına, çiftliklere de el koymuştu. Almanları zor duruma sokmak için İngiltere ülkeyi donanmasıyla ablukaya alarak yiyecek girişini kesince durum iyice kötüleşti. Açlık ve salgın hastalıklar yüzünden toplu ölümler olmaya başladı. Bu sırada savaşa katılmayıp, tarafsız olan Türkiye devreye girerek özellikle çocuklar için Kızılay aracılığıyla acil yiyecek yardımı yapmaya başladı. İlk olarak Yunan büyükelçisi bir kampanya düzenleyerek yardım paketleri topladı. Zaten yiyecek sıkıntısı çeken ülkemiz insanları yine de yardım etti. Hükümet bu toplanan yardımların gönderilebilmesi için seferber oldu.
Bulunan gemi 1883 İngiltere yapımı, 77 metre boyundaki buhar tribünlü yük ve yolcu gemisi yanlarına KIZILAY ismi işlenerek hazırlandı. Mübadilleri Yunanistan’dan getirmek için de hizmet eden gemi Tavilzade kardeşlerin şirketine aitti. Asıl ismi ise KURTULUŞ idi.12 Eylül 1941 günü 50.000 ton gıda yardımı,25.000 ton çocuklar için acil gıda, ayrıca 30.000 liralık soğan, nohut, fasulye, pirinç unu, lakerda alınarak yola çıktı. Pire limanına varınca büyük sevgi gösterileri ile karşılandı. Gemi hemen dönerek ikinci sefere hazırlanırken Life dergisi Türk gazetecilerden haberi alıp yayınlayınca yaşanan bu dram karşısında Amerika ve Kanada karıştı.
Bu arada Ege adalarında yaşayan halk heyetler oluşturarak sahilimize gelmiş, yaşadıkları zor durumu anlatınca bulunan yiyecek maddeleri balıkçı motorları ile adalara ulaştırılmıştır. Bu kıtlıktan en fazla etkilenenler çocuklar olmuş, toplu ölümler yaşanmaya başlanınca Türk Kızılay’ı yardımlarını bu yönde yoğunlaştırır. Hatta Yunan çocuklarının ülkemize getirilmesi, bunlara özel yetimhane kurulması planlanır ancak bir türlü yürürlüğe girmez.
Kurtuluş gemisi beş sefer yapmış, altıncıya giderken Marmara denizinde Hayırsız ada açıklarında fırtınadan dolayı kayalıklara çarpıp batmıştı. Kurtuluşun batması Yunanistan’da büyük üzüntü ile karşılandı. Hemen bu iş için Dumlupınar gemisi seçildi, 20 Şubat 1942 günü yola çıktı. Sonraları Konya, Aksu, Tunç ve Güneysu isimli gemiler de yardıma gittiyse de Pire limanında Kurtuluş olarak karşılanmıştır.1945 ve 1946 yıllarında neredeyse on beş günde bir sefer düzenlenmiştir.
Yunanistan’da bu sırada çoğu çocuk olmak üzere 70.000 kişi açlıktan ölmüştü. Türk Kızılay’ının kayıtlarına göre o günün rakamlarıyla 864.000 dolarlık hibe- 75 milyon liralık insani yardım yapılmış, Yunan Kızılhaç’ına göre 700.000 kişi bu yardımlardan yararlanmıştır. Türk hükümeti zor durumda olan komşusuna daha önce aralarında geçenleri unutarak elinden gelen yardımı yapmıştı.Peki, sonra ne oldu da tekrar iki ülke arasındaki ilişkiler böyle gerildi derseniz bunu sizin anlayışınıza bırakıyorum.
YORUMLAR